Ayrılık

Gölgesi vurmuş varlığa ebedi sevgilinin...

Dalmış gidiyorsun seyrine,

Uyanmak bu kadar güç mü diyorsun kendine.

Üzülmek gereksiz bilmez misin?

Gözünü açmak mümkün mü yazılmadan kaderine...

Sanır mısın ki seni vuran zincire başkası, ya kurtaran yoksa sen misin?

Ya gördüğün her şey senden ayrı mı ki beğenmezsin!

Kendi kalbini kıran kendinsin!

Şekle dalıp da ayrılığı yaratıp ne diye inlersin!

Kalkınca perdeler geriye kalacak olan sen misin?

Benliğini kaldırmadan görüntüden ibaretsin.

Özüne vardığında ise dönüp bakınca geriye sen her şeysin, her şey sen!

Nedir ki var dediğin?

Her şeyin kendini var sandığı görüntülerin aslı Nur’dur seyrettiğin….

CAN, yeter kendine zulmettiğin.....

Var etme yok olanları,

Karanlığa kat kendini, ver her şeyini gitsin!

KORKMA Nur’dur aslın senin.

Bir Sema’ya erdin mi bulursun orada her şeyini yitirdiğin!

Kır artık şu zincirlerin!

Bunun için çalmıştır kapını ''AYRILIK'' senin ''ZALİM'' diye kötülediğin

Buluncaya dek içindeki NUR’u bir gelir bir gidersin!

Bunca arayışın  sona erecek o gün bir gelsin.

Tüm ruhlar toplandığında Ona döneceksin.

Ya da anladığında zaten her şey orada

Bilmem üzülür müsün kaybettiğin zaman için

Hiç var olmadı ki, senin gibi bilmez misin?

Var olan hep o idi Sen Ben zannettiğin....

 

Alıntı

Arkadaşların Burada !